Bel Fıtıklarında Cerrahi Teknikler

Bel fıtıklarında cerrahi teknikler

Bel fıtıklarında cerrahi teknikler uygulanması için bireyin nörolojik ve fiziki muayenesini sonucundaki şikayetleri değerlendirilir. Bu gibi durumlarda tanı MR ve röntgen gibi görüntüleme teknikleri kullanılarak desteklenmelidir. Bel fıtıklarında cerrahi müdahale aşamasına geldiğinde, hekim bireyin ileri dönemde nasıl daha rahat bir sosyal yaşam süreceğini de değerlendirerek yapılması gereken en uygun cerrahi tekniği sunar.

Bu durumlarda cerrahi teknikler belirlenirken bireyin kadın – erkek, kilolu zayıf, genç – yaşlı, fiziksel bozukluklar, mesleki ve sosyal yaşam biçimlerine göre hangi tekniğin kullanılabileceği değerlendirilir. Hekim uygulanacak cerrahi teknikler arasından;
– Klasik açık bel fıtığı cerrahisi ( artık sıklıkla uygulanan bir teknik değil )
– Açık cerrahi ( implant ile stabilizasyon yapılıp omur kayması olmaması için implant ile sabitleme )
– Mikrocerrahi tekniği ( günümüzde en yaygın uygulanan cerrahi tekniği )
– Perkütan Hidrodiskektomi ( erken dönem bel fıtıklarında tercih edilen son teknoloji )
– Radyofrekans ( RF – erken dönem fıtıklarda fıtık içerisine radyofrekans gönderip kavitesini küçültme tekniği ) gibi teknikler uygulanmaktadır.

Bel fıtıklarında "Açık cerrahi" teknikler ile yaklaşım

Açık cerrahi ile bel fıtıklarının ameliyatı, cerrahi tekniklerin gelişmediği dönemlerde kullanılan ve fıtık alındıktan sonra disk mesafesine omurlar birbiri üzerine düşmesin diye mesafe yüksekliğini korumak için kalçadan alınan kemik koyularak yapılırdı. Bu hem hasta için hem bacak hem bel ağrısına neden olurdu. Aynı zamanda hekimin ameliyat sırasında süreyi daha fazla uzattığı için pek tercih edilmemekteydi. Ancak başka cerrahi girişim teknikleri olmadığı için de neredeyse kullanılan tek cerrahi yöntemiydi.

Açık cerrahi teknikleri gelişmeye başlayınca artık kalçadan kemik alıp disk mesafesine koyma uygulaması sona erdi. Çünkü biyomedikal tıp teknolojileri disk mesafesini koruyacak, vücuda uygun madde olan Titanyum (Ti-6Al-4V) vida – rod sistemleri ile kafesler geliştirildi. Bunlar her anatomiye uygun ölçülerde çeşitlendirildi. Bunun yanı sıra teknolojinin gelişimi ile PEEK (Polyether Ether Ketone) geliştirildi. Titanyumdan hafif ve MR uyumlu olması tercih edilme nedeni oldu. Böylece cerrahların ameliyat süreleri ile aynı oranda hastaların narkozda kalma süreleri kısalmış oldu.

Bel fıtıklarında cerrahi teknikler
Bel fıtıklarında cerrahi teknikler

Mikrocerrahi tekniği

Mikrocerrahi girişimler ise, daha küçük kesi (insizyon) ile disk mesafesine ulaşılıp kısa sürede ve minimum saha kanaması tekniği geliştirildi. Artık cerrahlar daha hızlı daha güvenli bir cerrahi teknik ile hastaları bel fıtıklarından kurtarıyorlardı. Yine de girişimlerde bazı hastalarda açık cerrahiye dönüp implant uygulamaları da yapılabilmektedir.

Perkütan Hidrodiskektomi

Perkütan Hidrodiskektomi ise, cerrahi tekniğin geldiği son nokta sayılabilir. Perkütan Hidrodiskektomi uygulanacak kişiler özellikle tercih edilmektedir. Her bel fıtığı olan kişi bu uygulamaya uygun olmamaktadır. En önemli unsur bel fıtığının erken dönemde sorun yaratmaya başlaması gerekmektedir. Yani fıtık disk kılıfına zarar vermemiş olması, bireyin cerrahi girişim sonrası daha hızlı toparlamasına imkan sağlamaktadır.

Perkütan Hidrodiskektomi, adından da anlaşılacağı gibi Su ile cerrahi girişim tekniğidir. Disk mesafesinde fıtık, basınçlı su ile parçalanıp aynı kanül içerisinden vakumlanarak sahadan uzaklaştırılıp, sinir ve sinir kökü üzerindeki baskıdan kurtarmayı amaçlamaktadır. Genellikle hızlı bir teknik olduğu için bir kaç günlük yatak istirahati sonrası bireyler doktor tavsiyeleri doğrultusunda iş ve sosyal yaşantısına geri dönebilmektedir.

Radyofrekans (RF)

Radyofrekans (RF), cerrahi uygulamalar haricinde ameliyathane ortamında yapılan girişimdir. Disk içerisine girilip fıtığın merkezine gönderilen radyofrekans dalgaları ile sinir kökü üzerine bası yapan diskin boyutunu küçültmeye yönelik uygulamadır. Bu uygulama neticesinde sinir ve sinir kökü üzerine bası yapan fıtık küçülerek bası ortadan kalkmaktadır. Disk bütünlüğü bozulmadığı için erken sonuç vermektedir. Böylece kişide ağrı seviyeleri azalmakta ve ciddi derecede rahatlama gözlenmektedir. Erken dönemde verimli sonuçlar verse de fıtığı tamamen ortadan kaldırmadığı için ileride cerrahi aşama kaçınılmaz olmaktadır.

Genç ve aktif hareketli çalışan kesimlerin daha çok tercih ettiği geçici bir uygulama tekniğidir. Geçici uygulama olmasına rağmen kişiden kişiye farklılık göstermekle birlikte 1-2 yıl kişiyi ameliyat olmaktan uzaklaştırabilmektedir.

Perkütan Hidrodiskektomi ile bel fıtığı cerrahisi yanı sıra Beyin Cerrahinin diğer tedavi seçenekleri hakkında bilgi alabilirsiniz.

İlginizi çekebilir

Bel fıtığı nedir?

Bel fıtığı nedir; omurganın zamanla aşırı yük, ters hareket ve zorlanması ile oluşmaktadır. Bel bölgesinde bulunan omurlar arasındaki lifli jel dokunun sertleşmesi ile sinirlere doğru bası yapan fizyolojik oluşuma “bel fıtığı” denir. DEVAM

Video

Bel Fıtığı Nedir?

Bel fıtığı nedir; omurganın zamanla aşırı yük, ters hareket ve zorlanması ile oluşmaktadır. Bel bölgesinde bulunan omurlar arasındaki lifli jel dokunun sertleşmesi ile sinirlere doğru bası yapan fizyolojik oluşuma “bel fıtığı” denir.

Omurganın bel bölgesinde bulunan Lomber ile Sakral (L1-S1) aralığında bulunan omurların hareket kabiliyeti biraz daha fazla olup, beden yükünü taşıyan bölge olarak nitelendirilir. Bu bölge omurları arasında lifli kılıf içerisinde bulunan jel kıvamdaki disk dokusu bedenin amortisör görevini görmektedir. Bu doku zamanla maruz kaldığı travma, zorlama ve hareket kusurları ile bozulmaya başlamakta ve her harekette amortisör görevini biraz daha azaltmaktadır. Bu süreçte disk dokusu sertleşip kılıfa baskı yapmaktadır. Böylece bacaklarımıza giden sinirlere bası yapmaktadır. Bu bası neticesinde fıtığın konumu ve boyutuna göre farklı belirtiler ortaya çıkabilmektedir. Genel olarak;
– Kalçada ağrı
– Bacakta uyuşma
– Bacakta kasılma
– Ayak bileğinde gevşeme gibi sorunlarla kendini hissettirmektedir.

Bel fıtığı
Bel Fıtığı

Bel fıtığı; erken dönemde kontrol altına alınmazsa ilerleyen süreçlerde bireyin sosyal hayatını ciddi anlamda kısıtlayabilen bir tablo olarak karşımıza çıkmaktadır. Kişi bu süreçte ağır çalışma, ağır spor, aşırı hareket, uzun süreli oturma, uzun süreli ayakta kalma gibi davranışlar sergilediğinde ileri seviyede ayak düşüklüğü “foot-drop” gelişebilmektedir.

Bunun nedeni ise, fıtığın sinir köküne basıyı arttırması ile sinir üzerinden bacağa doğru gitmesi gereken ve bacaktaki kasların yeterince kasılmasını sağlayan EMG sinyallerinin azalmasıdır. EMG sinyalleri, beyinden çıkan komutlardır. Beyin bir hareketin nasıl ortaya çıkacağını düşünür ve sinir sistemi sayesinde ilgili noktaya ulaştırır. Bu güzergahta bir sorun yok ise düşünce hedef noktaya doğrudan ulaşır ve doğru hareketin yapılması için kasların yeterince kasılması sağlanır. Ancak sinir üzerinde disk basısı olduğunda hareketin ortaya çıkması için bacaklarda yeterli kasılma oluşmayacaktır. Bu da kişinin bacağını ve ayağını tam anlamı ile kullanamamasını doğuracaktır. İleri seviyelerde ise bu durum kısmi felç tablosuna dönüşebilmektedir. Bu tabloya ulaşmamak için cerrahi girim yöntemlerini değerlendirmek gerekir.

Bel fıtığı çeşitleri

Bel fıtıkları durumlarına konumlarına boyutlarına ve pozisyonlarına göre farklı adlandırılmaktadır. Erken dönem fıtıklar başlangıç, ileri safhada olanlar ise fıtığın sinir üzerinde yarattığı etkiye, konumunun bozukluğuna ve biçimine göre adlandırılır.

Bu tip fıtıklara;
– Anüler Yırtık
– Disk Bulging
– Dejeneratif Disk (Black Disc)
– Ekstrüde Disk
– Protrüze Disk olarak adlandırılmaktadır.

İlginizi çekebilir

Bel fıtıklarında cerrahi teknikler

Bel fıtıkları erken dönem haricinde genel olarak cerrahi girişimler ile tedavi edilmektedir. Temel prensip olarak yapılan uygulama ise fıtığın sinir üzerindeki basının kaldırmak için sahadan alınmasıdır. DEVAMI

Perkütan Hidrodiskektomi ile bel fıtığı cerrahisi yanı sıra Beyin Cerrahinin diğer tedavi seçenekleri hakkında bilgi alabilirsiniz.

Video